Yunanistan’da 3 Gün

Yazıyı yazmaya başlamadan beni özlediğim, yaz günlerine götürecek bir şarkıyla başlamak istiyorum; Thessaloniki Mou Megali Ftohomana. Soğuk bir kış gününde içinizi ısıtacak muazzam bir Ege şarkısı.

Hazır Schengenim yeni çıkmış, güneş görmeyen Avrupa ülkelerine gitmeden önce yazı hem komşu, hem benim için yarı vatan –büyükannem nüfus mubadelesi ile 17 yaşındayken Türkiyeye gelmiş bir Yunan-, hemde sıcacık güneşiyle içimi ısatacak bir yolculuk için çantamı hazırlayıp otobüs ile yola çıkıyorum.

Kavala, Selanik, Thassos

İlk durak Kavala:

Türk – Yunan sınırını ayıran kısa bir köprüden geçip 4 – 5 saatlik bir yol gittikten sonra sonunda Yunan topraklarına varıyoruz. İlk durduğumuz benzin istasyonunda Türk turistlere çay ve kahve sınırsız ve ikram. Size Türkçe selam verip hal hatır sorduktan sonra İngilizce konuşmaya başlıyorlar.

Şehirden ismini alan meşhur un kurabiyesi Kavala’nın ayrıca üretim yeri olan küçük bir coffeeshoptan kurabiye ve uzo alıp, şehri gezmeye başladım.

Şehir bana küçüklüğü ve 140 bine yakın az nüfusu ile Çanakkaleyi hatırlattı, yurtdışına çıkmayı hem çok isteyip hemde “homesick” kavramı çekebilecek kişiler için muazzam bir ev sıcaklığı ile iyi bir rota.

Ekonomik sıkıntılar yaşadıkları için diğer Avrupa ülkelerine göre içki, hediyelik eşyalar biraz daha pahalı.

Uzo veya herhangi bir içki almak istiyorsanız tercihiniz, pasaport kontrolünden geçtikten sonra ki ilk gümrük yeri olmalı.

Hava aşırı nemli olduğu için bir sonraki durağım Halkidiki oluyor.

Halkidiki, Yunanların yazı geçirmek için 1950’lerden beri kıyı köylere gelmeye başladığı popüler bir yaz tatili merkezi.

Deniz suyu sizi haşlamaya yetecek kadar tuzlu, ne kadar krem sürseniz bile sudan çıkıp güneşe maruz kaldığınız andan itibaren yanmaya başladığınızı hissediyorsunuz. Gittiğim plajda ve öğrendiğim kadarıyla çoğu plajda sezlong, şemsiye ve masa parası vermiyorsunuz.

Dalgasız, sakin, masmavi denizin tadını çıkardıktan hemen sonra Selanik’e doğru yola koyuldum. Selanik’te yaptığım kısa bir paranomik turdan sonra aldığım bilgilerle, Yunan ekonomisinin çökmesinde büyük rol alan olay Avrupa Birliği’nin yardım için verdiği parayı yapılması gereken metro vs gibi şeylere harcamayıp başka şeyler için kullandıkları için AB’nin yardımı kesmesi.

Kiralar 500 eurodan başlarken, asgari ücret 350-400 euro arasında.

Selanik’te turistlik yerler; tiyatro, hamam, müze, anıtlar hariç göze hitap edebilecek güzel binalar , avmler görmeniz pek mümkün değil. Evler ve dükkanlar gece kondu tarzında, yine bunun sebebi Yunanların işimi halledebilecek 4 duvarım olması, başımı sokacak bir çatım olsun geresi önemli değil diye gelen belki tembellik belki gözü tokluluğundan kaynaklanıyormuş.

Yol kenarlarında bol bol şapel göreceksiniz bunlarsa ölen kişinin anısına ve hayrına yapılmış miniyatür kiliseler. Nedeyse her evin bahçesinde ve otobanda yol kenarlarında mevcut.

Gittiğim otel şehre 40 dakikalık uzaklıkta yolda herhangi bir market göremediğimden kısa süreli kalacaksanız yanınızda yiyecek atıştırmalıklar götürmeniz daha mantıklı.

Kaldığım otelin geceliği 40 – 50 euro arası değişiyordu. Ulaşım kısıtlı olduğu için shuttle olan bir otelde kalmak veya araç kiralamak daha mantıklı .

Akşam yemeği için kendime Türk gecesi yapan bir taverna seçtim 35 euroya bu fiyata ordövr tabağı, peynir tabağı,salata, caciki (haydari) ve diğer mezeler, ana yemek –balık,et, tavuk yada vejeteryanlar için sebze tabağı- ve tatlı. İçecek olarak ev yapımı bi şise şarap yada 20lik uzo seçebiliyorsunuz.

Peynir severler için Yunan mutfağı kesinlikle damak zevklerine çok uygun. Peyniri salata,meze, ana yemek fark etmeden bütün yiyeceklere muhteşem şekilde işlemişler. Kültür benzerliği sayesinde aç kalmayacağınızı garanti ediyorum.

Uzo’nun tadı ise bizim rakımıza göre daha şekerli olduğu için küçük bardaklarda içilmesi tercih ediliyor. Adabı ise önce buz, sonra su ve en son Uzo. Eviva!!!

Gittiğim tavernada aklınıza gelebilecek yöresel, popüler tüm şarkıları yarı Yunanca, yarı Türkçe dinleyip Yunan dostlarımızla kurtları döktükten sonra otele geçip günün yorgunluğunu atıp ertesi  gün göreceğim Atamın evi için heyecanlanıyordum.

Ertesi gün erkenden yola çıkıp görülmesi gereken tarihi ve turistlik yerleri gezdim. Aristotelous Meyda’nın başlayarak buradaki Sultan Hortaç Camii’ni, Osmanlı’dan kalma Bey Hamımı’nı, arkeoloji müzesini, tiyatro binasını ve Beyaz Kule’yi gezikten sonra Atatürk Evi Müzesi’ni ziyarete gittim.

Ev ziyarete 10:00 – 17:00 saatleri arasında açık, ölmeden önce Atamın doğduğu evi görüp onun yürüdüğü koridorlarda yürümek benim için tarif edilemez bir duyguydu. Evin içinde Atatürk’ün çocukluğu ve Zübeyde hanım’ı temsilen 2 bal mumu heykeli bulunmakta. Ev 3 katlı ve eşya peek fazla yok bunun yerine en alt kat kütüphane üst katlarda Atatürk’ün yaptıklarıyla ilgili belgesel ve belgelerle dolu odalar ve eşyaları bulunuyor. Bahçede Ali Riza Bey’in Mustafa Kemal doğduğunda ektiği ağaç hala durmakta.

Evin karşısındaki hediyelik eşyacıdan hatıraklıklarınızı alıp, yorgununluğu atmak için Yunan kahvesi içmeniz için kafeler mevcut.

Thassos Adası:

Coğrafi olarak Kuzey Ege’de fakat idari olarak Kavala bölgesel bölümünün parçası olan Taşoz en kuzeydeki ve alan olarak 12.en büyük Yunan adası.

Ben tatilimin son günün bu enfes adada denize girmekle harcadım ama siz adada gezilecek yerler olan Zeytin ve Zeytinyağı müzesi, Archanlengos Manastırı,Potos’u görebilirsiniz.

Thassos’a Selanikten feribotla 30 dakika gibi bi sürede geçebiliyorsunuz fiyatları ise 5-10 euro arasında.

Plajda ise meşhur Yunan birası Mythos içip yanında ise patates kızartması ve Yunan mutfağına ait atıştırmalık olan Saganaki yedim. Diğer bir deyişle ara sıcak olarak da servis edilen ballı, sarımsaklı bir sosa sahip peynir.

Bu kısa ve güzel gezimin sonucunda yazlarımı kesinlikle Yunanistanda geçirmem gerektiğini anlamış oldum, bir sonraki yaza kadar bu soğuk Kasım gününde hatıralar ile idare edeceğim.

More from Ayşenur Toprakseven

Yunanistan’da 3 Gün

Yazıyı yazmaya başlamadan beni özlediğim, yaz günlerine götürecek bir şarkıyla başlamak istiyorum;...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir