Dilinizi Konuşmayan Birisiyle Nasıl İletişim Kurabilirsiniz?

Bir gezgin olarak gidilen yabancı ülkelerde yaşanan en büyük korkulardan biri, belki de aynı dili konuşamıyor olmanın verdiği rahatsızlık olabilir. Aynı dili konuşabiliyor olmak elbette ki iletişim ve anlama açısından seyahatiniz adına büyük kolaylık sağlayacaktır. Ancak herkes ortak dil kullanacak diye bir kaide yok ki çevremde tek kelime İngilizce ya da gittiği ülkenin dilini bilmeden, yurtdışında gezen çok fazla gezgin tanıdığım var.

Dünya üzerinde konuşulan yüzlerce dilden dolayı, iş, seyahat ya da günlük yaşamda bir dil engeli ile karşılaşmanız oldukça da olasıdır. Sizinle aynı dili konuşmayan biriyle konuşmak kesinlikle zor olabilir. Biraz sabır ve biraz da yaratıcılıkla, aynı dili konuşup konuşmadığınıza bakılmaksızın biriyle iletişim kurmak mümkündür.

Wikihow sitesinde gördüğüm “How To Talk With Someone Who Doesn’t Speak Your Language” başlıklı yazıda oldukça detaylıca açıklanan içeriği çevirip konuya ilişkin olması açısından aşağıda paylaşıyorum. Keyifli okumalar şimdiden!

1- Herhangi bir sözlü iletişim olasılığının olup olmadığını bilmek:

İlk adımınız, sizin ve konuştuğunuz kişinin aynı kelimelerin herhangi birini bilip bilmediğini belirlemektir. Birkaç basit kelime bile, bir kaç terimi kendi dilinde ya da tam tersi olarak anlayabilmeniz için yardımcı olabilir.

Dillerinin ne olduğunu biliyorsanız ve birkaç kelime konuşabiliyorsanız, bu harika. Değilse, diğer kişinin  İngilizceyi anlayıp anlamadığını öğrenmeye çalışın. İngilizce seyahat ve iş dilidir. Dünya eğitiminin bazı bölümlerinde bile yaygın olmasa da, birçok insan hala İngilizce’de birkaç kelime veya kelime öbeği bilir. Bu başarısız olursa, sadece biraz anlasanız bile, bildiğiniz diğer dilleri deneyin. Diğer kişinin herhangi bir anlayış belirtisi gösterip göstermediğine bakın. Sadece birkaç kelime, anadilinizde bulunması bile iletişimi çok daha kolaylaştırabilir.

2- Yavaş konuşun:

Diğer kişinin birkaç kelimeyi bile anlama şansı varsa,  İngilizce konuşmayı deneyin Yavaşlamak, onun anlamasını kolaylaştıracak.

Konuşmanızı yavaşlattığınızda garip, belirgin bir ritim içine girme ve / veya yanlış kelimelere vurgu yapma eğiliminiz olabilir. Bu durum sizi anlamaları açısından da zor olabilir. Eğer İngilizce’yi güçlü bir bölgesel aksanla konuşuyorsanız  yavaşça konuşmak iki kat önemlidir.

3- Bağırmayın: 

Birçok insan, kendi dilini konuşamayan veya iyi konuşamayan biriyle konuşurken seslerini yükseltme eğilimindedir. Bu aslında hiç yardımcı olmaz. Bunu yapmaktan kaçının. Bağırmak sadece aptal görünmenize neden olur ve iletişim kurmaya çalıştığınız kişiyi rahatsız edebilir.

4- Kelimeleri basit tutun:

Kendinizi ifade etmek için kullanabileceğiniz en basit kelimeleri kullanın. Kesinlikle herhangi bir jargondan, teknik dilden veya benzer şekilde karmaşık sözcüklerden uzak durun. Aynı şekilde, deyimler veya konuşma şekilleri kullanmaktan uzak durun.  Bunlar, tanım gereği kültürel olarak spesifik olan ve İngilizce konuşamayanlar tarafından anlaşılmayan ifadelerdir. Örneğin, bir şeyin “turta kadar kolay” veya “çuvalı vurmanız” gerektiğini söylemeyin. Bu yaygın Amerikan ifadelerinin, kelimelerin gerçek anlamlarına uygun anlamları yoktur. Anadili İngilizce olmayanlara konuşanlar tuhaf ve şaşırtıcı gelebilir.

5- Zorlu ifadelerden kaçının: 

Benzer şekilde, yapabileceğiniz en basit cümle yapılarını kullanın. Anlamını bulmak için mümkün olduğunca az kelime kullanın. 

Olumsuz sorulan sorular kafa karışıklığına sebep olabilir. “Ne demek istediğim hakkında hiçbir fikrin yok, değil mi?” Demek yerine. “Ne demek istediğimi anlıyor musun?” diye sorun.

6- Tutarlı olun:

Bir şey için bir kelime seçtikten sonra, aynı şey için başka bir terime geçmeyin. Bu karışıklık ve yanlış anlama yaratabilir.

Örneğin, ağrı kesici ilaçları nereden satın alabileceğinizi sormaya çalışıyorsanız, bu terime uyun, kelimelerinizi değiştirmeyin ve “aspirin” veya “ağrı kesici” veya başka bir eşanlamlı kullanmayın. Konuştuğunuz kişi ilk terimi anlamıştır muhtemelen.

7- Aktif bir dinleyici olun:

Diğer kişinin sizi anladığından emin olmak için sorular sorun ve size bir şeyi başarıyla ilettiğinde bunu bir şekilde ifade edin. 

Herhangi bir şekilde bir göz işareti yapabilir ya da evrensel bir şekilde “huh” diyebilirsiniz.

8- Yazarak anlaşma:

İngilizce öğrenen birçok kişi, konuşulan dilden ziyade kelimeleri yazılı olarak daha iyi anlar. Konuşma işe yaramazsa, birkaç kelimeyi yazmayı deneyebilirsiniz. Bu, özellikle de güçlü bir aksanınız varsa, telaffuz sorunları nedeniyle oluşabilecek sorunları da ortadan kaldırır. Seyahat ederken bu amaç için küçük bir not defteri ve kalem taşımak iyi bir fikirdir.

9- Sabırlı ve kibar olun:

Dilinizi konuşamayan biriyle anlaşamıyor olmak hem sizin hem de diğer kişi için sinir bozucu olabilir. Olabildiğince sabırlı olun ve hayal kırıklığınızı kendinize saklamaya çalışın. 

10- Sözlük ya da konuşma kılavuzu edinin:

İngilizce’nin yaygın olmadığı bir ülkeye seyahat ediyorsanız, baskın dilde birkaç kelime ve kelime öbeği anlamanıza ve konuşmanıza yardımcı olacak bir sözlük veya konuşma kılavuzu almak iyi bir fikirdir. 

Bir sözlük size aralarından seçim yapmanız için daha geniş bir kelime çeşitliliği sunacak olsa da, bir konuşma kılavuzu, doğru bir şekilde  yararlı cümleler içerecektir. Bu, başkalarının anlamasını kolaylaştırır. Küçük sözlük / konuşma kılavuzu kombinasyonları, yerel kitapçıdan veya çevrimiçi olarak gezginler için kullanılabilir. Aynı zamanda ortak ifadelerin bir bölümünü içeren bazı seyahat rehberleri de mevcuttur.

 11- Beden dilini kullanmak:

İletişim kurmaya çalıştığınız kişi söylediğiniz tek bir kelimeyi anlamasın ya da konuşmasın, basit hareketler genellikle anlamların güçlendirilmesinde ya da temel fikirlerin aktarılmasında yardımcı olabilir.  Boyut, konum vb. belirtmek için ellerinizi kullanmak çok yardımcı olabilir. Dikkatli olun, tüm hareketler evrensel değildir. Amerika’daki bazı genel jestlerin başka yerlerde de çok farklı anlamları vardır. Örneğin, baş parmağınızın ve işaret parmağınızın uçlarına dokunarak yapılan “tamam” veya “mükemmel” için ortak işaret Yunanistan ve Türkiye’de rahatsız edici bir jesttir. Öyleyse basit olsun!

12-Oyunculuğunuzu konuşturun:

Aptal gibi görünse de, bazen bir bir tiyatro oyununda olduğu gibi iletişim kurmaya çalıştığınız şeyi yaparak iletişim kurabilirsiniz. İnsanlar size gülebilirler, ancak amacınızı aşabilirseniz, buna değer.

Örneğin, yemek için iyi bir yer bulmaya çalışıyorsanız,  ısırık hareketi uygulayın, ardından karnınızı ovalayın ve “Mmmmm” gibi hoş bir ses çıkarabilirsiniz.

13- Resim çizerek anlat:

Bir not defteri ve kalem veya kurşun kalem kullanıyorsanız, bir şeyler çizerek etkili bir şekilde iletişim kurabilirsiniz. Otobüs durağını mı arıyorsunuz? Hızlı bir otobüs çizimi yapmayı deneyin.
14- Aplikasyon kullanın:
Bir akıllı telefonunuz varsa ve internete erişiminiz varsa, sohbeti kolaylaştırmak için kullanabileceğiniz çok sayıda çeviri uygulaması vardır. Bunların çoğu telefonla konuşmanıza izin verir ve söylediklerinizi dilediğiniz dile çevirir. Bu uygulamaların bazıları ücretsizdir. İngilizce konuşulmayan bir yere gitmeden önce bir tane indirmek iyi bir fikir.








Tags from the story
Written By
More from Şeyma Akgöz

Ferrarisini Satamayan Bilge Egoizm

  Konuşmanın daha doğrusu yaşanmışlıkların belli bir geçmişi ve geleceği vardı elbette....
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir