Başlıksız

 

Ne yaparsam yapayım, buldum ki,
Ayıramıyorum sanmıştım kendimi benliğimi besleyen,
O aşktan.
Ve ayıramıyorum sanmıştım kendimi ona yarattığım o ayrımdan.
Ne cürüm işlesem, durduramıyor sanmıştım beni
Dünyayı her gün olduğu gibi görmekten her gün,
Ve görmekten olmadığı gibi, bile isteye.
Sarılmışım, kuşatılmışım o sonsuz an’ında,
Ah, tanımlanamaz Tanrı!
Biçimlerin efendisi, ve aşkın sahibi.
Nasıl bir lanet ettin bana, nasıl bir kutsama?
Var olmaya dair, suçluluğun ve suçsuzluğun
Arasındaki o ince çizgide.
Vicdanın zincirleri olmadan var olmanın,
Beni çektiği o karanlık arzuda
Nasıl sevdin ki beni, beni ben yaptın.
Oysa aylar öncesinin beyanı bu,
Belki de kendimin dahi artık inanmadığı.
Nasıl seviyorum ki seni, istiyordum gizli adını duymayı esintide.
Oysa bilemiyorum artık ne istediğimi.
Sorumluluk olmadan yıkım getirsem dahi.
Her zaman dervişin olmayı dilemiştim,
Sana olan aşkında olabildiğince fakir.
Ulaşımaz bir sessizliğin içerisinde sarılmış bir biçimde.

Kayıbım ulaşılmazlığında, affet.
Başaramayacağım belki de.

Written By
More from Iris

Divana Kendini Yatırmak — 1

Kendimi büyük şehrin telaşından uzaklaştırıp da bir kaç günlüğüne yuvam, yurdum olan...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir